13 Ağustos 1967′de Japonya’nın Kobe kentinde doğdu. 5 yaşındayken ailesiyle birlikte Japonya’dan ayrılarak Çin, New York, Bangladeş, Birmanya ve Laos’ta yaşadı. 17 yaşında Belçika’ya gelerek Brüksel’de Filoloji okudu.
1992 yılında ilk kitabı Hygiène de l’assassin (Katilin Temizliği) yayınlandı. 1993 yılında yayınlanan Le Sabotage amoureux, yazarın daha geniş kitlelerce tanınmasını sağladı. En büyük başarısını ise 1999 yılında yayınlanan ve kendisine Fransız Akademisi Roman Büyük Ödülü’nü kazandıran Stupeur et tremblements (Kıran Kırana) ile yakaladı.
Okumaya Devam »
Bilirsiniz Tarık Akan’ın sinemada iki farklı dönemin eseri olarak iki farklı duruşu vardır. İşte bu kitap Tarık Akan’ın daha sonra sosyal içerikli filmlere ağırlık vereceği 12 Eylül dönemini bir sanatçı gözünden ortaya koyuyor.
Tarık Akan 80 askerî darbesinden birkaç ay sonra Almanya’da yaptığı bir konuşma yüzünden Türkiye’ye döndüğünde tutuklanır. Böylece sorgulamalarla, zor şartlar altında geçecek ve aklanmasıyla son bulacak bir süreç başlamış olur.
Kitabın gövdesini oluşturan tutukluluk sürecinde Tarık Akan, kendisinin ve onunla aynı kaderi paylaşan diğer tutukluların maruz kaldıkları baskıları, itilip kakılmaları; içinde bulunulan zor şartları anlatıyor. Kitabın bir bölümünde ise Yılmaz Güney’in ünlü Yol filminin zor şartlar altındaki yapım sürecini ele alıyor.
Okumaya Devam »
19 Nisan 1946′da İstanbul’da doğdu. Atatürk’ün yaveri olan ve dönemin CHP milletvekili Ali Şevket Öndersev’in torunudur. Orta öğrenimini Kadıköy Özel Kız Koleji’nde, yüksek öğrenimini ise İstanbul Üniversitesi’nde tamamladı. Pedagoji Bölümü mezunu olan Asena iş hayatına da pedagog olarak başladı.
1972 yılında Hürriyet gazetesinin Kelebek ekinde ilk yazısı yayınlandı. O sıralar yazılarında “Şirin” takma adını kullandı. Bu tarihten sonra çeşitli dergi ve gazetelerde gerek yazar gerekse yönetici konumunda görev yaptı.
1987 yılında yayınlanan ilk kitabı “Kadının Adı Yok” ile büyük çıkış yakaladı. Yalnız, kitap müstehcen bulundu ve yasaklandı. Uzun süren dava sonucunda yeniden basılmasına izin verilen kitabı ünlü yönetmen Atıf Yılmaz sinemaya aktardı.
Okumaya Devam »