Bilirsiniz Tarık Akan’ın sinemada iki farklı dönemin eseri olarak iki farklı duruşu vardır. İşte bu kitap Tarık Akan’ın daha sonra sosyal içerikli filmlere ağırlık vereceği 12 Eylül dönemini bir sanatçı gözünden ortaya koyuyor.
Tarık Akan 80 askerî darbesinden birkaç ay sonra Almanya’da yaptığı bir konuşma yüzünden Türkiye’ye döndüğünde tutuklanır. Böylece sorgulamalarla, zor şartlar altında geçecek ve aklanmasıyla son bulacak bir süreç başlamış olur.
Kitabın gövdesini oluşturan tutukluluk sürecinde Tarık Akan, kendisinin ve onunla aynı kaderi paylaşan diğer tutukluların maruz kaldıkları baskıları, itilip kakılmaları; içinde bulunulan zor şartları anlatıyor. Kitabın bir bölümünde ise Yılmaz Güney’in ünlü Yol filminin zor şartlar altındaki yapım sürecini ele alıyor.
Çekim boyunca atla aramızda inanılmaz bir bağ kurulmuştu. Bana duyduğu sevgi ve bağlılığı hayvanın gözlerinden okuyordum. Bu sahnede tabancamı çekmeli ve kurşunu atın kafasına sıkmalıydım. “Ben bu atı öldüremem, yakın plan başkasının elini çek” dedim. “At öldü Tarık gel” dediler. Koşarak gittim, paltomu giydim. At kafasını kaldırıp bana baktı, ölmemişti. Baş çavuşa gittim. “Mermi ver at ölmemiş” dedim. Yeğen onuda atın kafasına sıktı. Sonra ben tekrar sahne aldım. Tam çekime geçilecekken, hayvan yine gözlerini açtı, bakışlarıyla beni arıyordu. Bayılacak gibi olmuştum, çıldıracaktım. Yöre halkı adamdan (baş çavuştan) yalvara yakara üç mermi daha almıştı. Yeğen kurşunları boşalttı. At bu kez öldü.
Tarık Akan’ın yazarlık gibi bir iddiası olduğunu sanmıyorum. Zira ancak bu sebeple anlatımındaki zayıflığı gözardı edebiliriz. Ayrıca kitap çok fazla tekrarlardan oluşuyor ve özellikle sürekli olarak bitlerden bahsedilmesi insanı bir süre sonra kaşıntıya sevkediyor. Aynı şekilde günlük olaylar da sürekli olarak tekrarlanıyor.
Bir eleştiri de kitabın baskısıyla ilgili. Yazı puntoları adeta ilkokul seviyesindeki çocuklar için seçilmiş. Bu nedenle 198 sayfalık bu kitap aslında normal punto ile yazılmış 150 sayfalık bir kitabın muadili olarak düşünülebilir.
Hem sayfa sayısının azlığı hem de merak uyandırıcı öğelerin varlığından dolayı bir çırpıda, elden bırakmaksızın okunabilecek bir kitap. 12 Eylül döneminin sancılı sürecini farklı bir bakış açısıyla ele alan bu kitabı konunun meraklıları her halükârda zevkle okuyacaklardır.
Kitabın Künyesi
Adı: Anne Kafamda Bit Var
Yazarı: Tarık Akan
Yayınevi: Can Yayınları
1. Baskı Yılı: 2002
Sayfa Sayısı: 198
ISBN: 975-07-0156-9

Sanırım dört ya da beş sene evveldi, bir otobüs yolculuğu sırasında okumuştum bu kitabı. (holydreamer’in de dediği gibi bir süre sonra istem dışı olarak insan kaşınmaya başlıyor) 12 Eylül dönemi’ni anlattığı için merakla almıştım kitabı, belki farklı bir tat, farklı bir yaklaşım ya da fikre ulaşabilirim diye. Ancak kitap basit bir hapisane anıları kitabından öteye geçememiş bence. Hele ki bu tür hikayeleri (darbe yılları, hapishane şartları…) benim gibi Sevgi Soysal ve Erdal Öz’den bol bol okuduysanız…
bilgiler için teşekürler oyunculuğunu beğendiğim tarık akanın birde kitabını okumak hoş olacak eminim güzel bilgiler ve duygular olacak kitaptan alacağım.
Bir günde bitirmiştim bu kitabı. Beraber yaşamıştık sanki olanları Tarık Akan’la. Özellikle siyasi eserleri seven biri olarak, beğendim diyebilirim; tavsiye ederim.
kitaba ilk başladığımda biraaz sıkıcı geliyordu ama 20. sayfadan sonra kitaba iiice kenetlenmiştim kitabın bazı eksiklikleri var bunu kabul etmek gerekir ama ilk kitabı olmasına rağmen çok profosyonelce tebrikler
”anne kafamda bit var!” şimdiye kadar okuduğum en hızlı kitapdı 1 günde okudum yaklaşık 5 saate falan o kadar sürükleyiciydi ki sonu nu bilmek istdiordum sadece her okuduğum cümleyi neden ama? en az tarık akandan daha çok merakla bekleyiş içindeydim.. herkese tavsiye ederim…iyi ki gitmemişsin tarık akan iyiki burdasın belki kaçsaydın gercekten şuçlu sanarlardı ve ben senı belkide sadece sinema oyuncusundan ibaret sanardım seni seviyoruz…özellikle eve geldikten sonra annenizle birlikte kafanızda bit aramanıza ve bulamamanızı öle içten anlatmısnız ki gerceten kitabın adı bu olmanı
tek kelimeyle mükemmel bi kitap … başka bir açıklaması yok bunun
tarık abinin kitabı 2007 de almıştım ama bir yıl boyunca okumadım daha sonra mademki aldım okuyum dedim kendime okudum ve okudukça keyif aldım bir yandan acı gerçekler için öfkelendim ama kitap öyle akıcı ki elimden düşürmek istemiyordum bu kitabı herkesin okumasını tafsiye ederim iyiki yazdın tarık abi
kitabı okudum ve çok beğendim herkesimin okumasını isterim