Aslında Aşk da Yok Şimdilerde kadın-erkek eşitliğinden, bekaretten, toplum baskısından ya da törelerden bahsedildiğine sık sık tanık oluyoruz. Ekranlarda, gazetelerde, hatta evlerimizde, kendi içimizde sıklıkla düşündüğümüz veya tartıştığımız konulardır bunlar. Öyle ki kalıplaşmış, sloganlaşmış daha da öteye giderek klişeleşmiş bir çok söylem var artık.

“Aslında Aşk da Yok” Haziran ‘89 da 25. baskısını yapmış, yukarıda bahsini ettiğim söylemlerin çoğunu içinde barındıran bir kitap. O yıllarda sekiz değil de yirmibeş yaşımda olsaydım ve bu kitabı okusaydım belki kitap bana heyecan verebilirdi. “İşte söylenmeyeni söylemeyi başarmış, cesur bir kadın!” diyebilirdim. Ancak şu anda bana sadece bir “günlük” okuduğum izlenimi vermekten öteye geçemedi.

Okumaya Devam »

Dişi Şeytan - Amélie NothombBir kadının en büyük düşmanı yine bir kadın mıdır? Ya da kadınların tek dostları kendileri midir? Bu ve bunlar gibi bir kaç klişe soruyu akıllara getirebilecek bir kitap “Dişi Şeytan”. Adından da hissedilebileceği gibi…

Blanche ve Crista aynı yaşlarda iki çocuk-kadındır. Her ikilide olduğu gibi biri güzel, alımlı ve çekici; diğeriyse daha sıradan, kendi halindedir. Başlarda masum bir arkadaşlık gibi görünsede zamanla birbirleri üzerinde iktidar kurma savaşına dönüşen hikâye; beklenmeyen bir finalle noktalanıyor. Daha çok insanların iki yüzlülüklerinin anlatıldığı hikâyede çok da yabancı olmadığınız duyguları yeniden yaşayabileceğinizi söyleyebilirim.

Okumaya Devam »

Özel İsimler Sözlüğü - Amélie Nothombİnsanın ismi acaba onun gelecekteki yaşantısını belirler mi? Ya da başka bir deyişle; sıradan isimlere sahip insanlar, sıradan hayatlar yaşarken, farklı isimlere sahip insanlar sıradışı hayatlar mı yaşar? İşte bu sorgulamadan yola çıkılarak kaleme alınmış “Özel İsimler Sözlüğü”; genç bir kadının bilmediği geçmişi, kendisine verilen tuhaf ismi ve hayatını adadığı “bale” üzerine yazılmış bir hikaye.

Dilin yalınlığı, sayfa sayısının azlığı ve çevirinin temiz oluşu kitabı oldukça kolay okunur kılıyor.

Böylece civardakiler, Binbir Gece Masalları’ndaki prenseslerin bile cesaret edemeyecekleri kadar süslü, minicik bir yaratığın elinden tutan, neşeli bir kadının sokakta yürüdüğünü gördüler.

Okumaya Devam »

Anayurt Oteli - Yusuf Atılgan “Zebercet’in gündüz düşleri”

Yusuf Atılgan’ın 1973 de kaleme aldığı romanda karakterler olağanca basit, mekân gözünüzün önüne gelebilecek, romanın geçtiği yerleri daha önce defalarca gördüğünüz izlenimine kapılabileceğiniz kadar nettir.

Zebercet; ailesinden geriye kalan tek varlık olan Anayurt Oteli’ nin hem patronu, hem resepsiyonisti, hem bekçisidir. Sıradanlaşmış hayatının en belirgin özelliği, rutin düzeninin asla şaşmaması ve yalnızlığıdır.

Bir gün otele bir kadın gelir. Yalnız bir gece kalır. Ancak Zebercet’in bütün hayatını bu bir tek gece değiştirecektir.

Okumaya Devam »