Kitap Kritik

Ne Var Ne Yok? - Vladimir Mayakovski“Ne Var Ne Yok?” Mayakovski’nin bir günde yaşadıklarının senaryo haline getirilmiş öyküsüdür. Yazar, kitabında yaşamın en uç ayrıntılarını bizim göremediğimiz bir gözle hayal gücünün doruğunda kaleme dökmüş ve fantastik sinemanın en iyi senaryo örneklerinden birini insanlığa bahşetmiştir. Fakat kapitalizmin gölgesinde sürüp giden komünist Rus rejiminin, ekonomik göstergelerin sinema sanayisine bu senaryonun fazla kârlılık getiremeyeceğini ve saçma sapan yazıların hayatın gerçeklerini yansıtamayacağını sebep göstermesi fantastik sinemaya gönül veren bir yönetmenin bu senaryoyu bir başyapıta dönüştürmesine engel olmuştur.

Mayakovski kitabın ön sözünde sinemaya bakışını şöyle anlatmaktadır:

Okumaya devam »

Anne Kafamda Bit Var - Tarık AkanBilirsiniz Tarık Akan’ın sinemada iki farklı dönemin eseri olarak iki farklı duruşu vardır. İşte bu kitap Tarık Akan’ın daha sonra sosyal içerikli filmlere ağırlık vereceği 12 Eylül dönemini bir sanatçı gözünden ortaya koyuyor.

Tarık Akan 80 askerî darbesinden birkaç ay sonra Almanya’da yaptığı bir konuşma yüzünden Türkiye’ye döndüğünde tutuklanır. Böylece sorgulamalarla, zor şartlar altında geçecek ve aklanmasıyla son bulacak bir süreç başlamış olur.

Kitabın gövdesini oluşturan tutukluluk sürecinde Tarık Akan, kendisinin ve onunla aynı kaderi paylaşan diğer tutukluların maruz kaldıkları baskıları, itilip kakılmaları; içinde bulunulan zor şartları anlatıyor. Kitabın bir bölümünde ise Yılmaz Güney’in ünlü Yol filminin zor şartlar altındaki yapım sürecini ele alıyor.

Okumaya devam »

Aslında Aşk da Yok Şimdilerde kadın-erkek eşitliğinden, bekaretten, toplum baskısından ya da törelerden bahsedildiğine sık sık tanık oluyoruz. Ekranlarda, gazetelerde, hatta evlerimizde, kendi içimizde sıklıkla düşündüğümüz veya tartıştığımız konulardır bunlar. Öyle ki kalıplaşmış, sloganlaşmış daha da öteye giderek klişeleşmiş bir çok söylem var artık.

“Aslında Aşk da Yok” Haziran ‘89 da 25. baskısını yapmış, yukarıda bahsini ettiğim söylemlerin çoğunu içinde barındıran bir kitap. O yıllarda sekiz değil de yirmibeş yaşımda olsaydım ve bu kitabı okusaydım belki kitap bana heyecan verebilirdi. “İşte söylenmeyeni söylemeyi başarmış, cesur bir kadın!” diyebilirdim. Ancak şu anda bana sadece bir “günlük” okuduğum izlenimi vermekten öteye geçemedi.

Okumaya devam »

Dişi Şeytan - Amélie NothombBir kadının en büyük düşmanı yine bir kadın mıdır? Ya da kadınların tek dostları kendileri midir? Bu ve bunlar gibi bir kaç klişe soruyu akıllara getirebilecek bir kitap “Dişi Şeytan”. Adından da hissedilebileceği gibi…

Blanche ve Crista aynı yaşlarda iki çocuk-kadındır. Her ikilide olduğu gibi biri güzel, alımlı ve çekici; diğeriyse daha sıradan, kendi halindedir. Başlarda masum bir arkadaşlık gibi görünsede zamanla birbirleri üzerinde iktidar kurma savaşına dönüşen hikâye; beklenmeyen bir finalle noktalanıyor. Daha çok insanların iki yüzlülüklerinin anlatıldığı hikâyede çok da yabancı olmadığınız duyguları yeniden yaşayabileceğinizi söyleyebilirim.

Okumaya devam »

Özel İsimler Sözlüğü - Amélie Nothombİnsanın ismi acaba onun gelecekteki yaşantısını belirler mi? Ya da başka bir deyişle; sıradan isimlere sahip insanlar, sıradan hayatlar yaşarken, farklı isimlere sahip insanlar sıradışı hayatlar mı yaşar? İşte bu sorgulamadan yola çıkılarak kaleme alınmış “Özel İsimler Sözlüğü”; genç bir kadının bilmediği geçmişi, kendisine verilen tuhaf ismi ve hayatını adadığı “bale” üzerine yazılmış bir hikaye.

Dilin yalınlığı, sayfa sayısının azlığı ve çevirinin temiz oluşu kitabı oldukça kolay okunur kılıyor.

Böylece civardakiler, Binbir Gece Masalları’ndaki prenseslerin bile cesaret edemeyecekleri kadar süslü, minicik bir yaratığın elinden tutan, neşeli bir kadının sokakta yürüdüğünü gördüler.

Okumaya devam »

« 1 [2] 3 »