Aslında Aşk da Yok Şimdilerde kadın-erkek eşitliğinden, bekaretten, toplum baskısından ya da törelerden bahsedildiğine sık sık tanık oluyoruz. Ekranlarda, gazetelerde, hatta evlerimizde, kendi içimizde sıklıkla düşündüğümüz veya tartıştığımız konulardır bunlar. Öyle ki kalıplaşmış, sloganlaşmış daha da öteye giderek klişeleşmiş bir çok söylem var artık.

“Aslında AÅŸk da Yok” Haziran ’89 da 25. baskısını yapmış, yukarıda bahsini ettiÄŸim söylemlerin çoÄŸunu içinde barındıran bir kitap. O yıllarda sekiz deÄŸil de yirmibeÅŸ yaşımda olsaydım ve bu kitabı okusaydım belki kitap bana heyecan verebilirdi. “İşte söylenmeyeni söylemeyi baÅŸarmış, cesur bir kadın!” diyebilirdim. Ancak ÅŸu anda bana sadece bir “günlük” okuduÄŸum izlenimi vermekten öteye geçemedi.

Kitabın baÅŸ kadın karakteri oldukça güzel, baÅŸarılı ve akıllı bir kadın. Tüm bu özelliklerine raÄŸmen sık sık iç dünyasında kendiyle çeliÅŸen, sıradan bir insan aynı zamanda. Erkeklerle yaÅŸadığı ikili iliÅŸkiler, kısa süren evliliÄŸi, cinselliÄŸi, hırslarıyla bu günlerde çokça duyduÄŸumuz “metropol kadını” tanımlamasına tam da uyan bir kadın.

Yalnız, karakterde beni rahatsız eden bir kaç nokta vardı. Evet; belki de çoÄŸu kadının yaÅŸamak istediÄŸi hayatı yaşıyordu, kitabın sonunda “hüsran” deÄŸil, “özgürlük” vardı. Ama yine de beni rahatsız etmekten kurtaramadı. Çünkü kiÅŸilik bana çok ön yargılı geldi. Özellikle erkeklere karşı. Bunda ÅŸaşılacak bir ÅŸey yok aslında; ne de olsa “Duygu Asena” adı “Feminizm” sözcüğüyle birlikte telafuz edilir.

Bu durumda kitaptan bana kalan tek fikir; feminizmin hiç de bana uygun bir düşünce biçimi olmadığını yeniden hatırlamam oldu. EÄŸer “günlük” (ki bu tamamen benim görüşüm) ya da sıradan aÅŸk romanlarına ilgiliyseniz bu kitabı da keyifle okuyabileceÄŸinizi söyleyebilirim.

Elbetteki bu kadar da basit olmayan paragraflara da rastladım. Kitabı kliÅŸe aÅŸk romanlarından uzaklaÅŸtıran tek ayrıntı da bunlardı zaten…

YavaÅŸ yavaÅŸ iyice inanmaya baÅŸladım, çocuk üzerinde hiçbir hakları yok babaların. Nasıl olsun ki? Ne babalar biliyorum ben. Acaba o kızdan çocuÄŸum oldu mu olmadı mı diye kıkır kıkır gülerek konuÅŸanlar. Yurtdışındaki bir ülkede doÄŸan çocuklarından söz ederek; “kimbilir ÅŸimdi kaç yaşındadır, nasıl bir çocuktur acaba?” diyenler. BoÅŸandıkları kadınlar çocukları alıp gidince, hiç arayıp sormayanlar. Kadınların zoruyla altı ayda bir görenler, varlıklı oldukları halde, çocuklara en az nafakayı vermek için uÄŸraÅŸanlar, dertlerini bilmezlikten gelenler, keyifleri kaçmasın diye anneleriyle bile çocuk üzerine konuÅŸmayanlar…

Bu mu babalık?

Tabii, mutlaka öyle biridir, kentli kadınlara fahiÅŸe gözüyle bakan, kısa kollu, kısa etekli kadınların orospu olduÄŸu öğretilmiÅŸ, evli olmadan iliÅŸki kuran kadınlar için ona veren bana da verir mantığı ile yetiÅŸtirilmiÅŸ, düşüncelerinin doÄŸruluÄŸundan emin, gariban biridir mutlaka. Köyündeki kadının yüzünü bile görmemiÅŸken, saçını açan kadınlar kötü kadın sayılıyorken, burada, bu Allah’ın treninde, herkesin içinde kolları, bacakları açık, erkeklerle güle oynaya konuÅŸan kadınlarla karşılaÅŸmanın ÅŸokunu kaçımız derin derin düşündük acaba? Kaçımız bu adamları suçlamak yerine bu adamları inatla böyle yetiÅŸtiren düzeni suçladık? Kaçımız yerleÅŸik toplumsal düzenden daha da geriye gitmemiz için uÄŸraÅŸan politikacılarımıza, televizyonumuza, basınımıza gerçek bir tepki gösterdik?…

Kitabın Künyesi

Adı: Aslında Aşk da Yok
Yazarı: Duygu Asena
Yayınevi: Doğan Kitap
1.Baskı Yılı:
1989
Sayfa Sayısı: 206
ISBN: 975-414-023-5

www.kitapvitrini.com/dogan-kitap/duygu-asena/aslinda-ask-da-yok-9789755061283.htm

“Aslında AÅŸk da Yok – Duygu Asena” için 4 Yorum var

  1. deniz03 May 2008 - 16:33

    ben bu kitabı gerçekten başarılı buldum ama bu kitabı biraz günlük olarak nitelendirmek için edebi bilgiden yoksun olmak gerekir.günce:kişinin duygularını daha salt yazdığı iç bölünmelerine daha az yer verdiği bir yazın türüdür.bir günce elbette roman haline getirebilir ama duygu asena nın kitabında ki duygular yoğun bir şekilde işlenmiştir

  2. hülya28 Jul 2008 - 12:41

    ya aslında kitap çok güzel ama duygu asena hep kendiyle konuşuyor mesela çocuk ona mektup yazıyor süper bir mektup ona özlediğini sevdiğini anlatan bir mektup ama o hep karamsar duygular içinde olduğu için mektubun güzelliğinin farkına varamıyor ama genel olarak hoş bir kitap.

  3. Selvi21 Feb 2009 - 18:01

    Bir cok seyi oldugu gibi söylemis, kacimiz öyle yurekli birakin söylemeyi yazili belge halinde yillarca arsivlerde saklanacagini bile bile cekinmemis yazmis. Cesaret yurek ister! özgur yasamak sayginlik ve sevgi görmek istemek bir birey olarak basitmi? neden hep ayiplar?yasaklar?keskeler? rahat, özgur harmonik yasamak varken neden hep zarar vermek istemek? neden arzulara bencillik?

  4. ipek02 Nov 2010 - 20:32

    ilk baÅŸlarda biraz yadırgasamda kitap çok güzel yaÅŸanmış gibi sanki…

Yorumlayın