Antipsikiyatri, psikiyatri bilimine eleÅŸtirel bir gözle bakan hareketin adıdır. Bu kitapta 1960’lı yılların başında ortaya çıkan antipsikiyatri akımının öncülerinin karşıt tezlerini okuyacak ve böylelikle psikiyatri biliminin eksiklerini ve yanlışlarını farkedebileceksiniz. Antipsikiyatri kitabı, bir genel bilgi kitabıdır. Konuyu oluÅŸturan yaklaşımların genel bir özetini vererek bu konuyla ilgilenen okuyuculara yol göstermeyi amaçlamaktadır.
Kitap; R. D. Laing, Thomas Szasz, İtalyan deneyi, David Cooper ve Fransız antipsikiyatrisinin genel başlıklarını inceleyerek, kitabın yazarlarının yorumlarıyla kafanızda antipsikiyatrinin genel hatlarını çizmeye çalışmaktadır.
Okumaya devam »
“Ne Var Ne Yok?” Mayakovski’nin bir günde yaÅŸadıklarının senaryo haline getirilmiÅŸ öyküsüdür. Yazar, kitabında yaÅŸamın en uç ayrıntılarını bizim göremediÄŸimiz bir gözle hayal gücünün doruÄŸunda kaleme dökmüş ve fantastik sinemanın en iyi senaryo örneklerinden birini insanlığa bahÅŸetmiÅŸtir. Fakat kapitalizmin gölgesinde sürüp giden komünist Rus rejiminin, ekonomik göstergelerin sinema sanayisine bu senaryonun fazla kârlılık getiremeyeceÄŸini ve saçma sapan yazıların hayatın gerçeklerini yansıtamayacağını sebep göstermesi fantastik sinemaya gönül veren bir yönetmenin bu senaryoyu bir baÅŸyapıta dönüştürmesine engel olmuÅŸtur.
Mayakovski kitabın ön sözünde sinemaya bakışını şöyle anlatmaktadır:
Okumaya devam »
13 AÄŸustos 1967’de Japonya’nın Kobe kentinde doÄŸdu. 5 yaşındayken ailesiyle birlikte Japonya’dan ayrılarak Çin, New York, BangladeÅŸ, Birmanya ve Laos’ta yaÅŸadı. 17 yaşında Belçika’ya gelerek Brüksel’de Filoloji okudu.
1992 yılında ilk kitabı Hygiène de l’assassin (Katilin TemizliÄŸi) yayınlandı. 1993 yılında yayınlanan Le Sabotage amoureux, yazarın daha geniÅŸ kitlelerce tanınmasını saÄŸladı. En büyük baÅŸarısını ise 1999 yılında yayınlanan ve kendisine Fransız Akademisi Roman Büyük Ödülü’nü kazandıran Stupeur et tremblements (Kıran Kırana) ile yakaladı.
Okumaya devam »
Bilirsiniz Tarık Akan’ın sinemada iki farklı dönemin eseri olarak iki farklı duruÅŸu vardır. İşte bu kitap Tarık Akan’ın daha sonra sosyal içerikli filmlere ağırlık vereceÄŸi 12 Eylül dönemini bir sanatçı gözünden ortaya koyuyor.
Tarık Akan 80 askerî darbesinden birkaç ay sonra Almanya’da yaptığı bir konuÅŸma yüzünden Türkiye’ye döndüğünde tutuklanır. Böylece sorgulamalarla, zor ÅŸartlar altında geçecek ve aklanmasıyla son bulacak bir süreç baÅŸlamış olur.
Kitabın gövdesini oluÅŸturan tutukluluk sürecinde Tarık Akan, kendisinin ve onunla aynı kaderi paylaÅŸan diÄŸer tutukluların maruz kaldıkları baskıları, itilip kakılmaları; içinde bulunulan zor ÅŸartları anlatıyor. Kitabın bir bölümünde ise Yılmaz Güney’in ünlü Yol filminin zor ÅŸartlar altındaki yapım sürecini ele alıyor.
Okumaya devam »