Duygu Asena

Duygu Asena19 Nisan 1946’da İstanbul’da doÄŸdu. Atatürk’ün yaveri olan ve dönemin CHP milletvekili Ali Åževket Öndersev’in torunudur. Orta öğrenimini Kadıköy Özel Kız Koleji’nde, yüksek öğrenimini ise İstanbul Üniversitesi’nde tamamladı. Pedagoji Bölümü mezunu olan Asena iÅŸ hayatına da pedagog olarak baÅŸladı.

1972 yılında Hürriyet gazetesinin Kelebek ekinde ilk yazısı yayınlandı. O sıralar yazılarında “Åžirin” takma adını kullandı. Bu tarihten sonra çeÅŸitli dergi ve gazetelerde gerek yazar gerekse yönetici konumunda görev yaptı.

1987 yılında yayınlanan ilk kitabı “Kadının Adı Yok” ile büyük çıkış yakaladı. Yalnız, kitap müstehcen bulundu ve yasaklandı. Uzun süren dava sonucunda yeniden basılmasına izin verilen kitabı ünlü yönetmen Atıf Yılmaz sinemaya aktardı.

Okumaya devam »

Aslında Aşk da Yok Şimdilerde kadın-erkek eşitliğinden, bekaretten, toplum baskısından ya da törelerden bahsedildiğine sık sık tanık oluyoruz. Ekranlarda, gazetelerde, hatta evlerimizde, kendi içimizde sıklıkla düşündüğümüz veya tartıştığımız konulardır bunlar. Öyle ki kalıplaşmış, sloganlaşmış daha da öteye giderek klişeleşmiş bir çok söylem var artık.

“Aslında AÅŸk da Yok” Haziran ’89 da 25. baskısını yapmış, yukarıda bahsini ettiÄŸim söylemlerin çoÄŸunu içinde barındıran bir kitap. O yıllarda sekiz deÄŸil de yirmibeÅŸ yaşımda olsaydım ve bu kitabı okusaydım belki kitap bana heyecan verebilirdi. “İşte söylenmeyeni söylemeyi baÅŸarmış, cesur bir kadın!” diyebilirdim. Ancak ÅŸu anda bana sadece bir “günlük” okuduÄŸum izlenimi vermekten öteye geçemedi.

Okumaya devam »

DiÅŸi Åžeytan - Amélie NothombBir kadının en büyük düşmanı yine bir kadın mıdır? Ya da kadınların tek dostları kendileri midir? Bu ve bunlar gibi bir kaç kliÅŸe soruyu akıllara getirebilecek bir kitap “DiÅŸi Åžeytan”. Adından da hissedilebileceÄŸi gibi…

Blanche ve Crista aynı yaşlarda iki çocuk-kadındır. Her ikilide olduğu gibi biri güzel, alımlı ve çekici; diğeriyse daha sıradan, kendi halindedir. Başlarda masum bir arkadaşlık gibi görünsede zamanla birbirleri üzerinde iktidar kurma savaşına dönüşen hikâye; beklenmeyen bir finalle noktalanıyor. Daha çok insanların iki yüzlülüklerinin anlatıldığı hikâyede çok da yabancı olmadığınız duyguları yeniden yaşayabileceğinizi söyleyebilirim.

Okumaya devam »

Yusuf Atılgan1921’de Manisa’da doÄŸdu. Manisa Ortaokulu’nu (1936), Balıkesir Lisesi’ni (1939) ve ikinci sınıftan sonra askerî öğrenci olarak devam ettiÄŸi İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi (1944); A. Nihat Tarlan yönetiminde hazırladığı bitirme tezinin konusu “Tokatlı Kâni: Sanat, Åžahsiyet ve Psikoloji” idi. O dönemde AkÅŸehir’de bulunan Maltepe Askeri Lisesi’nde bir yıl edebiyat öğretmenliÄŸi yaptı (1945). 1946’da Manisa’nın Hacırahmanlı köyüne yerleÅŸti ve burada çiftçilikle uÄŸraÅŸtı. 1976’da İstanbul’a döndü; 1980’den sonra Milliyet (daha sonra Karacan) Yayınları’nda danışmanlık ve çevirmenlik, kısa bir süre de Can Yayınları’nda redaktörlük yaptı. Üzerinde çalıştığı Canistan adlı romanını tamamlayamadan kalp krizi sonucu Moda’daki evinde öldü (9 Ekim 1989).

Okumaya devam »